Kalp, kendi içinde üretilen elektriksel uyarılarla düzenli biçimde kasılır. Bu elektriksel düzenin bozulduğu durumlarda kalp gereğinden yavaş, gereğinden hızlı ya da düzensiz çalışabilir. Ortaya çıkan tabloya bağlı olarak çarpıntı, baş dönmesi, halsizlik veya bayılma görülebilir.
Ritim bozukluklarının bir bölümü ilaçlarla kontrol altına alınır. Bir bölümünde ise kalbin elektriksel işleyişini dışarıdan destekleyen ya da tehlikeli ritimleri sonlandırabilen cihazlar gündeme gelir. Bu cihazlar, göğüs bölgesine cilt altına yerleştirilir ve damar yoluyla kalbe uzanan ince teller aracılığıyla çalışır.
Cihaz tedavisi, ritim bozukluğunun türüne göre iki temel amaca hizmet eder: yavaşlayan kalbi uyararak yeterli hızda tutmak ya da yaşamı tehdit eden hızlı ritimleri sonlandırmak. Bazı cihazlar her iki işlevi birlikte üstlenir. Bu nedenle karar süreci, yalnızca şikayetlere değil kalp kasının pompalama gücüne ve elektriksel kayıtlara da dayanır.
Kalp Ritmi Nasıl İncelenir?
Değerlendirme genellikle elektrokardiyografi ile başlar. Şikayetler aralıklı ise ritim bozukluğunu yakalayabilmek için gün boyu kayıt alan cihazlar kullanılabilir. Efor testi ve ekokardiyografi, kalp kasının durumu hakkında ek bilgi verir.
Şikayetlerin seyrek olduğu durumlarda haftalarca kayıt alabilen taşınabilir kayıt cihazları ya da cilt altına yerleştirilen küçük olay kaydediciler tercih edilebilir. Böylece bayılma atağı sırasında kalbin ne yaptığı doğrudan görülebilir. Kan tahlilleriyle tiroit fonksiyonları, elektrolit düzeyleri ve kansızlık gibi ritmi etkileyebilen düzeltilebilir nedenler de araştırılır.
Bazı hastalarda ritim bozukluğunun kaynağını netleştirmek için damar yoluyla yapılan elektrofizyolojik incelemeye ihtiyaç duyulur. Cihaz kararı, tüm bu verilerin bütüncül değerlendirilmesiyle alınır.
Kalp Yavaşladığında Hangi Cihaz Gündeme Gelir?
Kalbin uyarı üreten merkezinde ya da iletim yollarında sorun olduğunda nabız belirgin biçimde yavaşlayabilir. Bu durum beyne giden kan akımını azaltarak baş dönmesi ve bayılmaya yol açabilir.
Yavaşlamanın kalıcı olup olmadığı önemlidir. İlaçlara, elektrolit bozukluklarına ya da geçici bir enfeksiyona bağlı yavaşlamalarda neden ortadan kaldırıldığında ritim normale dönebilir. Bu nedenle cihaz kararı öncesinde düzeltilebilir etkenler gözden geçirilir.
Belirti veren yavaş ritimlerde hekimin önerebildiği Kalıcı Kalp Pili Takılması, kalbin hızı belirlenen sınırın altına düştüğünde devreye girerek uyarı verir. İşlem çoğunlukla lokal anestezi ve sakinleştirici eşliğinde yapılır.
Ani Ritim Bozukluğu Riski Taşıyan Hastalarda Ne Yapılır?
Kalp kasının pompalama gücü belirgin azalmış ya da geçmişte tehlikeli hızlı ritim atağı yaşamış hastalarda, ani gelişen ritim bozukluklarına karşı koruma gerekebilir. Bu hastalarda kullanılan cihazlar, ritmi sürekli izler ve gerektiğinde müdahale eder.
Cihazın vereceği yanıt tek tip değildir. Bazı hızlı ritimler, hasta fark etmeden hızlı uyarı dizileriyle sonlandırılabilir; yalnızca bunun yetersiz kaldığı durumlarda elektriksel şok devreye girer. Kalp krizi sonrasında pompalama gücü düşen hastalarda karar genellikle belirli bir iyileşme süresi beklendikten sonra verilir.
Bu amaçla uygulanan ICD İmplantasyonu, tehlikeli hızlı ritim saptandığında kalbe elektriksel uyarı vererek normal düzeni yeniden sağlamayı hedefler. Cihazın kime uygun olduğu, ayrıntılı kalp değerlendirmesi sonrasında belirlenir.
Kalp Yetmezliğinde Cihaz Tedavisinin Yeri Nedir?
Bazı kalp yetmezliği hastalarında sağ ve sol karıncık eşzamanlı kasılmaz. Bu uyumsuzluk, kalbin zaten azalmış olan verimini daha da düşürür ve nefes darlığı ile yorgunluğu artırır.
Uygun elektriksel bulgulara sahip hastalarda değerlendirilen CRT-D / CRT uygulamaları, karıncıkların birlikte kasılmasını sağlayarak pompa işlevini desteklemeyi amaçlar. Hangi hastanın bu tedaviden yarar görebileceği ölçülebilir kriterlere göre belirlenir.
Bu tedavi ilaçların yerine geçmez; kalp yetmezliği ilaçları uygun dozlara ulaştırıldıktan sonra hâlâ şikayeti süren ve elektriksel iletim gecikmesi bulunan hastalarda gündeme gelir. Yanıt her hastada aynı düzeyde olmadığından, izlemde şikayetler ve ekokardiyografi bulguları birlikte değerlendirilir.
İşlem Öncesinde Hangi Hazırlıklar Yapılır?
Uygulama öncesinde kan sayımı, böbrek fonksiyonları ve pıhtılaşma testleri istenir. Kan sulandırıcı kullanan hastalarda ilaçların hangi gün kesileceği ya da sürdürüleceği hekim tarafından ayrıca planlanır; bu karar hastadan hastaya değişir.
Girişim bölgesinde aktif cilt enfeksiyonu ya da ateşli bir hastalık bulunması durumunda işlem ertelenir. Uygulamadan önce belirli bir süre aç kalınması istenir ve enfeksiyon riskini azaltmak için damar yoluyla antibiyotik verilebilir.
İşlem Sonrası Günlük Yaşamda Nelere Dikkat Edilir?
Cihaz takıldıktan sonraki ilk haftalarda, cihazın bulunduğu taraftaki kolun omuz hizasının üzerine kaldırılmaması ve ağır yük taşınmaması önerilir. Yara bölgesinin temiz ve kuru tutulması, kızarıklık veya akıntı halinde başvurulması gerekir.
Cep telefonunun cihazın karşı tarafındaki kulakta kullanılması, güçlü manyetik alan üreten ortamlardan uzak durulması gibi basit önlemler yeterli olur. Havaalanı güvenlik noktalarında cihaz kartının gösterilmesi kolaylık sağlar.
Ev içindeki mikrodalga fırın, televizyon ya da bilgisayar gibi cihazlar sorun oluşturmaz. Buna karşılık kaynak makineleri, güçlü jeneratörler ve bazı endüstriyel donanımlarla çalışan kişilerin durumlarını hekimlerine bildirmeleri gerekir. Manyetik rezonans incelemesi planlandığında cihazın uyumlu olup olmadığı önceden sorgulanmalıdır.
Hangi Durumlarda Vakit Geçirmeden Başvurulmalıdır?
Yeniden bayılma, tekrarlayan baş dönmesi, cihaz bölgesinde şişlik ya da ağrının artması değerlendirilmesi gereken bulgulardır. Şok veren cihaz taşıyan hastalarda tek bir şok sonrası durum iyiyse planlı kontrol yeterli olabilir; ancak arka arkaya şok algılanması acil başvuru gerektirir.
Ateş, üşüme titreme ya da cihaz cebinde akıntı görülmesi enfeksiyon açısından önemlidir ve geciktirilmemelidir. Ayrıca nefes darlığında belirgin artış ya da bacaklarda ödem gelişmesi, ritimden bağımsız olarak kalp yetmezliğinin ağırlaşabildiğini gösterebilir.
Cihaz Takibi Ne Sıklıkla Yapılır?
Cihazlar belirli aralıklarla kontrol edilir. Bu kontrollerde pil ömrü, tellerin durumu ve kaydedilen ritim olayları incelenir; gerekirse ayarlar yeniden düzenlenir.
Bazı cihazlar, kayıtları uzaktan iletebilen sistemlerle takip edilebilir. Böylece hastanın kendisi bir şey fark etmese bile ritim olayları ve teknik uyarılar erken görülebilir. Yine de uzaktan izlem, planlanan yüz yüze kontrollerin tamamen yerine geçmez.
Pil ömrü tamamlandığında cihazın jeneratör bölümü değiştirilir. Kontrollerin aksatılmaması, hem cihazın verimli çalışması hem de olası sorunların erken saptanması açısından önemlidir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, muayene ve tedavinin yerine geçmez. Şikayetleriniz için lütfen ilgili uzman hekime başvurunuz.
